Eski veya depreme dayanıksız binaların kentsel dönüşüm süreci, kat malikleri ile yüklenici firmalar arasında ciddi mülkiyet krizlerine sahne olabilmektedir. Büyük umutlarla girilen bu süreçte; müteahhidin taahhütlerini yerine getirmemesi, inşaatı durdurması veya hak sahiplerini zarara uğratacak adımlar atması durumunda kentsel dönüşüm tam bir çıkmaza dönüşebilir. Ancak hukukumuz, basiretsiz müteahhitlere karşı kat maliklerine güçlü haklar tanımaktadır.
Binaların kentsel dönüşüm kapsamına alınması için öncelikle yetkili kuruluşlarca "Riskli Yapı" tespit raporunun hazırlanması gerekir. Ancak bu süreçte sıklıkla suiistimaller yaşanmaktadır:
Haksız Raporlara İtiraz: Müteahhitlerin veya belirli azınlık kat maliklerinin binayı erkenden yıktırmak amacıyla hileli ya da hatalı teknik raporlar alması durumunda, diğer kat maliklerinin bu rapora karşı 15 gün içinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü nezdinde itiraz etme hakkı vardır.
Yürütmeyi Durdurma ve İptal Davaları: İtirazın reddedilmesi halinde idare mahkemelerinde açılacak iptal davaları ile haksız yıkımların önüne geçilmesi ve mülkiyet hakkının korunması sağlanır.
Kentsel dönüşüm sözleşmesi imzalandıktan sonra müteahhidin işi yavaşlatması, kira yardımlarını ödememesi ya da finansal krize girmesi durumunda arsa sahipleri kaderine terk edilemez:
Sözleşmenin Haklı Sebeple Feshi: Müteahhit sözleşme şartlarına, projenin teknik şartnamesine veya yasal sürelere uymadığı takdirde kat malikleri mahkeme kanalıyla sözleşmenin iptalini ve feshini talep edebilirler.
Maddi Zararların ve Cezai Şartın Tahsili: Fesihle birlikte, gecikilen her ay için kira tazminatı, sözleşmede kararlaştırılan yüksek meblağlı cezai şartlar ve binanın yıkılmış olması nedeniyle uğranılan tüm zararlar müteahhitten nakden istenir.
Kentsel dönüşüm uyuşmazlıkları; 6306 sayılı kanunun özel usulleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uygulamaları, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi prosedürleri ve Ticaret ile İdare Mahkemelerindeki karmaşık dava süreçleri bakımından gayrimenkul ve idare hukuku alanında ileri düzey uzmanlık gerektiren yüksek bütçeli bir süreç yönetimine dayanmaktadır. Evinizin, arsanızın ve geleceğinizin müteahhitlerin basiretsizliği nedeniyle kayba uğramaması için doğrudan profesyonel hukuki danışmanlık almanız önemle tavsiye edilir.
İşbu yazı, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak sadece genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.