Özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahiplerinin en büyük kabusu, müteahhidin ekonomik kriz, basiretsizlik veya kasıtlı olarak inşaatı yarım bırakıp ortadan kaybolmasıdır. Bu durum, arsa sahipleri için çok ciddi maddi kayıplara ve mülkiyet krizlerine yol açar. Hukukumuzda bu durum karşısında arsa sahiplerini koruyan çok güçlü mekanizmalar olsa da süreç tamamen profesyonel adımlarla yönetilmelidir.
İnşaatın taahhüt edilen sürede bitirilmemesi veya tamamen durması halinde arsa sahiplerinin önünde ciddi hukuki yollar bulunur:
Sözleşmenin Geriye Etkili Feshi: Müteahhidin işi bırakma oranına ve kusuruna göre sözleşme mahkeme kanalıyla geriye etkili olarak feshedilebilir. Bu durumda müteahhide devredilen tapular veya paylar arsa sahibine geri döner.
Üçüncü Kişilerin (Yandan Daire Alanların) Durumu: Müteahhidin inşaat devam ederken üçüncü kişilere (topraktan/projeden) sattığı dairelerin tapuları da tehlikeye girer. Yargıtay inançlarına göre, müteahhit edimini yerine getirmezse ondan daire satın alan üçüncü kişilerin tapuları da iptal edilerek arsa sahibine iade edilebilir.
Arsa sahipleri sadece tapularını kurtarmakla kalmaz, uğradıkları tüm zararları da yasal olarak talep edebilirler:
Gecikme Tazminatı (Kira Kaybı): İnşaatın teslim edilmesi gereken tarihten durduğu döneme kadar geçen süre için arsa sahipleri mahrum kaldıkları kira gelirlerini müteahhitten nakden talep edebilirler.
Nama İfa (İnşaatı Arsa Sahibinin Tamamlaması): Arsa sahipleri mahkemeden yetki alarak inşaatın kalan kısmını müteahhit hesabına kendileri tamamlayabilir ve yapılan tüm masrafları müteahhidin üzerine kayıtlı paylardan veya mal varlığından tahsil edebilirler.
Müteahhidin inşaatı yarım bırakmasıyla doğan uyuşmazlıklar; delil tespiti yapılması, inşaatın tamamlama oranının bilirkişilerce belirlenmesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi prosedürleri ve asliye ticaret mahkemelerindeki tapu iptal davaları bakımından gayrimenkul hukuku alanında ileri düzey uzmanlık gerektiren çok riskli bir süreç yönetimine dayanmaktadır. Arsanızın ve geleceğinizin büyük hak kayıplarına uğramaması için süreç karmaşıklaşmadan doğrudan profesyonel hukuki danışmanlık almanız önemle tavsiye edilir.
İşbu yazı, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak sadece genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.